Ph.D. Hb Paksoy
Orta Asya’da “ataların serüven ve kimliklerini kutlama” geleneği Türk lehçe- lerine daha sonra ödünç alınarak girmiş olan destan kelimesinin kullanımın- dan daha eskidir. Örneğin Kül Tegin yazıtlarında (M.S. 732) Bilge Kağan “Bu sabımın adgutı asıd, qatıgdı tınla!” (“Sözlerimi iyi ve katı işit!”) der.1 Bir üç yüz sene kadar sonra (1070’te) Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lûgat-it Türk’te âkil adamlarca korunup o güne taşınmış atasözleri, tembih ve iletiler için saw (sab, sav) sözünü kullanır.2 Kaşgarlı Mahmut’tan takriben bir yüzyıl sonra Ah- met Yesevî (ö.1167) şöyle yazar: “Bilginler benim ferasetime kulak versinler/ Sözüme destan muamelesi yaparak muratlarına ersinler.”3 Önemli hadiseleri hatırlamak için onları şiire ya da şarkıya dökme âdeti yeni değildir. Aslında Orta Asyalıların hayatında her mühim olayın kendine has bir “kutlayıcı” şarkısı vardı. Suyuncu bir alpin doğumunu4 ya da bir kişi veya oy- mağın zorluklardan kurtuluşu gibi iyi haberleri müjdelerdi. Yar-yar düğünler- de terennüm edilirdi. Bu sadece gelinle damadın birleşmesini kutlamakla kal- maz, düğün töreninde başlayan yeni anlaşmalara da işaret ederdi. Bir alp sava- şa giderken ‘koştau’ okunur, alp’in ölümünü ise ‘estirtü’ ilan ederdi. ‘Yogtau’ ‘yuğ aşı’nda, yani alp gömüldükten sonra anısına tertiplenen cenaze yemeğin- de, ölümünden duyulan elemi ifade için söylenirdi. Batırlık jiri’ndeki gibi (jir, destanin Türkçesidir) ve bütün ögeleri bünyesinde barındırır. Yine de, çoğu halde alp’in yaşadığı zorluklar ve sonundaki zaferi sadece alp’in adıyla anı- lır. Oğuz Han, Manas, Köroğlu, Kırk Kız bunun örnekleridir. Bunun dışında batır ya da alp kelimesi, onurlandırılmak istenen kişinin adına eklenir; örnegin Kambar Batır, Çora Batır, Alp Er Tunga gibi. Yine de, Orta Asya’nın bir- çok yerinde bugün dahi yaygın şekilde jir ve kökçö kullanılmasına rağmen, bu eserin tamamında ikincil kaynaklardaki kullanıma uygun olarak destan sözcü- ğü kullanılmıştır.
Read this work at the World Public Library (library card needed).